Okul Younda

Sabahtı, yola koyuldu. Caddeyi, dükkanları, evleri, kıraathaneyi geçti. Yirmi dakika yürüdü öyle.
Kuledibi… Siyah gri cüssesiyle dikiliveriyor karşısında Galata Kulesi. Hastane ile liseyi dolanıp okula giriyor. Okul binası yılların içinden sıyrılıp vefakar, fedakar, neşeli endamı ile kurulmuş duruyor önünde.
Arkadaşlar etrafında; Suzan, Özdenen, Hicran… Saklambaç oynuyorlar, köşe bucak.
Öğretmenini seviyor, kart yolluyor sonrasında her bayram, öğretmeni de ona. Okul çıkışında bekliyor, çantasını alıyor elinden, birlikte yürüyorlar durağa kadar.
Öğleyin annesiyle kardeşi geliyor,  yemek getiriyor annesi. Büyük terasa çıkıyorlar, onu görünce kardeşi de yiyor.
Kısa bir süreç ömür dediğin; ereklerine ulaşma gayreti ile koşuşturup durduğun. Çocukluk yıllarından çekip aldığın anılardan değindiklerin… Sarıyor benliğini coşkun izleri.
Babası çıkartıyor evden, ver elini Harbiye, Boğa Heykeli: siyah beyaz bir fotoğraf..babası ve o, sımsıkı yapışmış işaret parmağına. Kardeşi küçük, o, anneyle evde.
Kalplerde yerleşen kavrayışı sevginin.
Anneannenin evinde cumbada sedirde oturmuş poğaçacıyı bekliyorlar, sabah saat yedi. Henüz çıkmış fırından üstü çizili yağlı sade-peynirli poğaçalar; çayın, ılık ballı sütün yanında iyi gidiyor.
Babaannenin kocaman mutfağında toplanıyorlar, bayram sofrası: hala, enişte, kuzenler hepsi orada.
Geriye bakıp toparladığın anılar başını döndürüyorsa, duyarak yaşadığının göstergesi bu. Hazır ol.
GalataFoto.alıntıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.