Kategori arşivi: Şiir

Hayalin

Foto.: Bâlâ Çiçek

Sensiz anılar biriktirdim
gidişinin ardından.
Açtım içimi kendime
nasıl sen kokuyordu,
şaştım, biliyor musun?
Bir hayal, bir ömür!
Silüetin sardı etrafımı
daha çok hissettim o an seni.
Şaşkınlığım geçti sonradan,
kucaklayınca hayalini.
Senden habersiz olsa da!
Öyle ya haykırdığım halde
duymuyordun sanırım
yüreğimden geçenleri.
Bitkin düştüm aramaktan izlerini.
Kavuşacağımıza dair
umut olsaydı keşke, bir nebze.
Bana doğru yöneldiğini
tasavvur ettiğim her adımını
karşılamak için,
gücüm yerinde olmalı!
Ancak o zaman
diner içime akıttığım gözyaşım.
Sarılırım yeniden hayata, sana.
Vazgeçilmez düşün bu kez
gerçekleşeceğine inanırım.

Gülüyordun, Buğday Tenlim

Foto.: Bâlâ Çiçek, Mekan: Cunda Esen Otel

İnce narin… Ellerin ne güzeldi.
Sıcacıktı, yüreğin gibi.
Yüreğin… Almıştın beni de içine
Ne denli âşık olduğunu anladığımda
ısınmıştı içim.

Gelmiştin bana
tüm tabuları yıkıp
başıma gelin tacını takıp!

Sevgi sözcüklerin yol olmuştu önümde
köprüyü geçiyorduk
Çiçekler açmıştı demir parmaklıklarda,
kış gülleri
kar yağıyordu ve biz koşuyorduk…

Ne denli geç olmuştu vakit!
“Sevmek için henüz erken” derken
gülüyordun yüzüme.
Gülüşlerini sakladım
sonsuz düşün koynunda.

Uyandığımda,
acısı tatlısıyla ömrün
bir “nohut oda bakla sofa” yuvaya
sığabildiğinin ayırdına varıyordum…

Macera

Biriktirdim sevgini içimde yıllarca.
Yalnız bize ait bir dünyada
ömür boyu geçiniriz sandım,
büyüsüne kapıldım aşkın
coştum, taştım.

Her şeyin farkındaydın ama gittin,
aldandım.
Hayaline bile değemedim sonradan.

Hava soğudu.
Kar düşmedi buraya, ondan.

Üşüdüm.

Duydun mu?

Soluk soluğa bir düştü, demek
yaşanan,
ayrı yollardan yürüyünce
kâbusa dönüşen.

Sormazlar mı?
Niye sevdin o zaman diye…

“Bir çiçeğe konma” telaşı
desene şuna.

Sevince

Güpegündüz uykuya daldım
uyandığımda,
o güne dek anlatılanların
hikâye olduğunu düşündüm,
bir buğu kapladı her yanı
sahi seni gördüm
gözlerin ışıl ışıl
bana bakıyordun
geleceğimizi dillendiriyordun
sıcacık sözcüklerle
o an anladım,
seninle yaşananlar yalan değil
Gülümsedim, ısındı içim
insan duygulanıyordu
sevinçten coşuyordu
düşler gerçeğe dönüşüyordu
bir çift yürek bir dünya oluyordu
sevince.
Foto. Bâlâ Çiçek

Mutluluk Payı

Birlikte bir ömür dilerdim
seninle, anneciğim
yaşlılığımda bile omuzunda
soluklanmak ne hoş olurdu
Çok istenen şeyler
her zaman gerçekleşmez, demiştin
Gideli hayli zaman geçti, otuz yıl,
çok özledim seni.
Sesin kulağımda, hep benimlesin,
biliyor musun
Yaşıyorsun çocuk saklı yüreğimde
Hayatımın bu safhasında
şiirlerle dokunuyorum sana
Bundan da bir mutluluk payı
çıkartıyorum kendime
anneme değiyorum, diyorum
dünyalar benim oluyor
her defasında heceliyorum adını
sevgiyle dimağımda.
Foto. Bâlâ Çiçek

Hatıra

Hani onca yıl birlikte soluklandığımız
ev var ya, bugün oraya gittim.
Gezindim içinde.
İçim paramparça,
eksikliğini hissettim de ondan.
Kucaklayan sevgi sözcüklerin olmadan
geçen bunca zaman
Gözümün önünden yitmeyen hayalin
Hatıran beni ayakta tutan
Anlatamıyorum, gerçeğimsin
Dünyamı ısıtan, ışıtan düpedüz gerçeklik
İdolüm değil miydin zaten
Sembolü oldun aşkımın sonradan
Şu an o evin sadece bir taş yığını olmadığını
duyumsadığımdan aynı zamanda
Sensiz bir geleceğe
nasıl katlanacağımı bilmiyorum hâlâ.
Foto. Bâlâ Çiçek

Kalbim Ağrıyor

Uzanıyorsun
Ellerimi tutmak istiyorsun
Havada harelenip beni ıskalayan kollarını
yakalıyor, sarılıyorum sıkıca
Göğsüme dayıyorum kollarını
Acının kekremsi dokusu boğazıma yayılıyor
Hep hayata dair paylaşımlardır ya
sakladıklarımız kendimizden bile
Ne tatlısın onların içinden
gülümserken gözlerime anbean
Gidiyorsun oysa şu an
bir şans öpücüğü konduruyorsun
yanağıma usulca
Duvarları aşmışsın bu kez
sokuluyorsun
Sızıyorsun kalbimin derinliklerine o an
İşte tam orası ağrıyor şimdi
Ne yapayım

Foto.BalaÇiçek

Kalp Ağrısı

Günlerce yürüdüm
dalgaların sesini duya duya
Tüm hayal bulutları başımın üstünde
harelendi
Bir an kendi kendimi sorguladım
Niye yaşıyorum diye
O an büyük bir acı duydum
Öyle ya
borçlu idim
sevdiğine doyamadan
dünyaya veda edenlere.
Ölümün derinliklerinde nefesim
Anladım ki,
kader, ecel demek
hafifletmiyor üzüntüyü
Sadece bir teselli bu belki…

O Dem Tadında

Bırakmadın ellerimi hiç
ilk sözünden beri, son ana değin.
Hissettiğim gibi değil mi
Kor olup yanan kalbin
avuçlarımın içinde atıyordu.
Kahveye henüz boyanmış masada,
seninle içtiğimiz bir bardak çaya
takılı kaldı aklım.
Sonradan çok gittim ama
aynı dem tadında olmadı hiçbiri.
Sesin…
Kavrayan, kucaklayan doyamadığım
bir giz vardı ses tonunda
dilinden dökülürken adım.
Soruyordun, bugüne dek neredeydin
Seni bekliyordum, diyordum içimden.
Ne şahanesin ki,
şimdi sıcaklığın iliklerime işlediği halde
gözümün önünden gitmeyen hayalinle
hayatı yudumluyorum.
Sevdiğimiz şarkı dönüyor pikapta.
Zamanın
bilmediğim dehlizlerinde yürüyorum.
Yaşansa da her an sen varmışsın gibi,
o dem tadında değil, bil ki.

Gizem

Hep bir buğu var,
hayalinle kaplı
cam yüzeyin üzerinde.
Silindiği hissine kapılıp
kayıtsız kaldığımda bazen
beliren herhangi bir görüntü,
zamanında dokunmaya kıyamadığım
bize dair birçok kareyi
gün yüzüne çıkarıyor.
Birlikte yaşlanmaya duyduğum özlem
yüreğimi dağlıyor,
içimden ağlıyorum çığlık çığlığa.
Duyuyor musun
sessiz haykırışlarımı, bilmem.
Merak ediyorum yarınımı,
yaşamın son günü belki çözeceğim
dünyam ile ilgili gizemi…