Etiket arşivi: Şiir

Film Karesi

Etkileyici Yeşilçam sineması
belleğe nakşeden
birtakım kesitler filmlerden
-ki onlar hayattan izler…
Ana hıçkırığında
gençlik gözyaşında
düş kırıklıklarının gölgesinde
gülüşlerin pırıltısında
biçimlenen devinimlerden oluşan
bir çizgi yakaladım
Orada buluştuk onunla
sevdalandık birbirimize
hikâyenin ayrılık ile
neticelenmesi değildi aslolan
hep yenilenmesi idi içtenlikle
alışkanlıklara mağlup olmaksızın
tekrarlanan sahnelerde
mutluluğun gizi o tarifsiz anlarda
Nasıl sevdiğimizi göstermemeli idik
önce kimseye
aman nazar değer sonra
bu düşünüş güçlendirir mi aşkı
yoksa düşürür mü tuzağa
hayra yor aman
Ufak tefek küslükler
kocaman gülücükler
sarıldık ardından, kucaklaştık
Böyle biter masallar
çoğu ‘’mutlu son’’ ile.
Foto. Bâlâ Çiçek

Umuda Doğru

Rüyaydı…
Yürüyordum maviliğe uzanan
yüksek sarı beyaz duvarın yanı sıra
Ne güzel ıhlamur kokuyordu etraf
bayılmıştım
O şahane günlere döndüm
sarıldım hayaline
İnanması zor ama bizi var eden
sevginin sıcaklığı yayıldı her yanıma
Kavuşmanın türküsü
bütün olma umudumuz dilimde
Doruğa vardığımı sanarak ilerledim
An geldi fark ettim ki,
bir türlü ulaşamamışım
hayalinle biçimlenen
sonsuz mavi buluta
Yalnız adı üstünde umut bu
silinmez havsalamdan
ne gündüz ne gece.
Foto.Bâlâ Çiçek

Edimsel Koşullanma

İlk görüşte, gönül çelen tatlılığına
gülüşlerine kandı
Zaman içinde
gri bir gölge kapladı göz hatlarını
Kıskançlık emaresi zalim bakışlarından
tanıdı bu kez karşı tarafı
İlk tanıştıklarında takındığı zarafetinin yerini
vahşi bir hâkimiyet almıştı
Bir nefeslik hevesi geçerdi bir anda belli ki
böylece sona ererdi dokunulası merhameti

Öyle yürümezdi aşk, özgürlüğü severdi
kişiye kendini muhteşem hissettirirdi
Ayrılığa sebep nice davranışı var, dedi
kendi hataları da vardı kuşkusuz
Sonrası edimsel koşullanmadan olacak
kalbini açamadı bir daha
karşı cinsten başka bir karakterin yüzüne.
Foto.Bâlâ Çiçek

Hoşgeldin 2

Çıkageldin dünyama
sormadım hiç “niye” diye
aldım içeri
Öncesinde hayallerimde idin çünkü
Nasıl muhtaçtım elini tutmaya
Öylesi bir ışık vardı ki gözünde
Ruhum yıkanıyordu içinde
İşte böyle ne olduğumu anlayamadan
Yağmur olup yağdın hayatıma
Karşı koyamadım
Elele verip bir yuva kurduk
Evet ailemsin
Geleceğe yönelik binbir gaye
yeşertiyor beynimde varlığın
Neşemin sebebisin
üzüntümde yanımdasın
Beşiktaş’ta oturduğumuz
o çay bahçesinde
söz vermiştin o gün bana
“ömrümün sonuna dek varım”
Vazgeçemediğim nefesimsin
Hatırla, “seninle bir sonsuzluk”
demiştim ben de.

Düşlerimde

Ne güzel sevdan, sıcacık içimde
Kollarında dünyaya boş vermişliğim
Avuçlarındayım,
gözlerine uyanıyorum her yeni günle

Soğuk bir iklimdeyim yokluğunda,
buz gibi
üşüyor ellerim

Gel, dolsun hayallerim,
gece gündüz gerçeğim
İçtenlikle bak bana öyle yine
ısıtsana üşüyor ellerim

Güleyim sevinçle
şiir kokulu çocuklar
yuvarlansın etrafımda
mutluluk çığlıkları atarak sevgiyle.

Bakış

Gittin, bir yaz günüydü
Memnundun, gülümsüyordun
Sevindim mutlu oluşuna hatta
Dualarım seninle, unutma.
Olur a bir kez daha karşılaşırız belki
O parlak yıldızın altında
Senin yıldızın…
Sevgiyle bakıyorsun bana
İçim ısınıyor
Endişelisin benim için
Sağlığımı soruyorsun, duyuyorum.
Oysa bendeki merak senden ötürü
Onca can nasıl dayanıyor
Sorular yanıtları ile geliyor
Karşılıyorum gülerek sevinç haberlerini
bazen kederleniyorum, buz kesiliyorum.
Hayatın getirdikleri böyle mi bulmalı bizi
Taraflar arasında bir savaş sürüyor
arzu edilmese de
Yalnız kimin kazanacağı baştan belli
Âdil olmaması cabası.
Dünya üzerinde yaşananların
çoktan her birimizi adım adım
etkilediği gerçeğine bir bakış bu sadece.

Dostluk Vardı Önce

Seni tanımak ne büyük şans
Arkadaşım olmasan
yine de sever miydin beni
Sevgiyle bağlanmasak
arkadaş olamazdık da diyebilir miyiz
Peşimde koşmasan
sevgili olur muyduk hiç
Sevme ve sevilme hali yakınlıktan ötürü
Sevmesem birlikte olmazdım elbette
Sen de öyle
Dostlukla bağlandık önce birbirimize
Ne güzeldi, güneş yüzümüze doğardı
Kafa kafaya verirdik,
çözerdik tüm problemleri
Ne şendik, çocuk ruhlardık
Bir rüzgâr esti, dağıldık
Belleğime yazdım
korumalıyım
karşılaştığımız o ilk anki sevinci
çünkü o anda çizili kaldı
hayatımın en güzel resmi.

Yalancı

Hep yanında olacağım diyordun
kandım
Minik bir hikâyede kilitli kaldım
Bir damla düşmeyecekti yanağa hani
çok yaşardı gözlerim
Bir de pembe yalanlar söyleyecektik ya
evdekilere, arada bir
birlikte rahatça soluk alabilelim diye
Yalancıların en tatlısısın
Ne kadar yalancı
O denli acımasızsın
hissettirdiklerinden
kalbim ağrıyor
Bilirim, üzgünsündür.
Sonuç olarak her şey yoluna girer
Kırdığın ve kırıldığın
aynı kefede olduktan sonra…
Üzülme. Memnunum ben, eşitlik kokan
bir beraberlik yaşadığımızı bildiğimden.

İçimden

Yılların içinden yükselip
duvarıma çarpıyor
berrak tok sesin
kalbim acıyor
o an yanıyor sol kulağım
hayatımda bu kaçıncı
“anıyor mudur beni” diye soruşum
yanılmaktan korkuyorum
tek arzum sevginle donanmak
ne denli basit değil mi
ortaya çıktığında
sarılacak sanki onmaz sandığım yaralarım
sarılacağım boynuna
sevildiğimden kuşku duymaksızın
coşacağım, kutlayacağım sonsuz düşü
bu kez zincir kırıldığı için dua edeceğim.