Yeni Bir Yuva

Özledim seni şimdiden
Halk tabiriyle,
mavi boncuk dağıtıyordun
Öyle tanıdım seni
sevgilisi iken herkesin
Boncuk dedim sana ben de
Hikayeni merak ediyordum
Adın Linda imiş
Çocuklardan öğrendik
Ki onlar ailen imiş
Ne güzel günler geçirdiniz beraber
kim bilir
Zaten çok mesuttun sen her zaman
Hislerini hiç saklamıyorsun
doğan gereği
Ancak daha iyi anlıyorum şu an
O tatlı edaların
vedanın habercisi imiş meğer
Bir girdin hayatımıza pir girdin
Seni unutmayacağız
Biliyorum aramızda hep konuşacağız
Çiçekten tacını
yaşam koşusunda soluklandığın
başka bir dünyada takacaksın artık
Minik bebelerini kucaklarken…

Hünkar Merdiveni

1 kg patlıcanı alaca soyup herbirine 2 cm lik aralıklarla bıçak darbesi atıyoruz. Ve yağlı kağıt serili fırın tepsisine diziyoruz. Üzerine fırça yardımıyla zeytinyağı sürüp tuz, kırmızı pul biber serpiyoruz.
Köfteyi ise şöyle hazırlıyoruz: 400 gr biftekten çektirdiğimiz kıymaya tuz, karabiber, fesleğen, hardal tozu, zeytinyağı katıp karıyoruz; minik yassı köfteler haline getiriyoruz. Patlıcanlarda bıçak ile kestiğimiz aralıklara yerleştiriyoruz.
Üç kapya biberin de herbirini uzunlamasına ikiye bölerek patlıcanların etrafına sıralayıp yağlıyoruz.
En son dokunuşta; bir yemek kaşığı biber salçasını bir fincan ılık suda çözündürüp patlıcanların, biberlerin üzerine sürüyoruz.
200 derecede ısıtılmış fırının 2. rafında 35 dakika pişiriyoruz.
Afiyet olsun…

Sesinden

Yandım, ateşten yüreğini hissettim de
yıkandım, kahve gözlerinin içinde
güven dolu bir hane doğacaktı, biliyordum
düşlerimiz dönüşecekti gerçeğe
Yaşıyorum hala seninle tattığım güzelim özgürlüğü
koruyucu meleğimsin bugün de, biliyorum
Yalnız susadım
dinlemeye susadım gülüş cümbüş hikayelerini
senin sesinden.

Aktarım

Ne denli derinden geliyor sesin
Unutmuş muyum
Hayır
Varamadığım için yanına hayranlığım duruşuna
Çocukluğumda anlattığın masalların içinden
gülerdin bana
İşte öyle hatırlıyorum seni
Değiştiremediğin ne idi
ya da değiştirmemi önerdiğin
Eninde sonunda bir nüve aktarıma dair
tutunarak köklerine
doludizgin şekillenen dönemeçlerde
Senden bana bir devir
gelecek düşlerimin gerçekleştiği günlerde
Bir göz açıp kapama süreci-sürdürdüğün
bu kısa seyirlikte
Sonra ereklerine ulaşma sevinci-kaplayan dünyanı
Tüm kara bulutlardan arınmış
bir sayfaya yazılmalıydı, ışıklarla
yeni, sıradan bir hayatın güzelliği.

Dereotlu Poğaça

Dört su bardağı un, bir paket kabartma tozu, bir tatlı kaşığı toz şeker, bir buçuk çay kaşığı tuz karıştırılır; iki çay bardağı yoğurt, iki çay bardağı zeytinyağı, bir yumurta akı ya da süt ilavesi ile bir hamur oluşturulur.
Bir yemek kaşığı toz dereotu ve bir tatlı kaşığı kırmızı pul biber hamura yedirilir.
Yarım saat buzdolabında bekletildikten sonra içine peynir yerleştirerek şekil verip üzerine yumurta sarısı ve 1 yemek kaşığı zeytinyağı karışımı sürüp çörek otu serpilerek 175 derecelik fırında 25 dakika pişirilir.
Afiyetle.

Cevizli Ekmek

Ceviz sevenler için hoş bir seçenek, cevizli ekmek…
Altı su bardağı un, üç çay kaşığı kuru maya, iki yemek kaşığı toz şeker, iki çay kaşığı tuz karıştırılır; ilaveten üç yemek kaşığı zeytinyağı ve beş çay bardağı ılık su-süt konur. Hamur haline getirilen karışıma iki avuç kadar ceviz katılır.
Yağlanan kalıba yayılan hamur 30-40 derece ısıtılmış fırında mayalanmaya bırakılır; 15 dakika bekletilip fırın yeniden ısıtılır. Bu işlem dört kez tekrarlanır.
Kabaran hamurun üzerine yağ sürülür ve un serpilir; 180 derece ısıtılmış fırında 20 dakika pişirilir.
Afiyetle.

Hikaye

Deniz buradan çok uzak
Öyle özledim ki,
yağmurun peşi sıra ısıtan nefesini
denize taş atarken yarışmayı bir akşamüstü
İstanbul tanıktı,
beni neşelendiren sesine
Öfkelendiğinde kararan bakışların
Pamuklar içinde saklamıştım seni
İlk kımıldanışlarımız
çocukluğumuz
düşününce ne denli yakın
Oysa ulaşamıyorum artık
ne rüyada, ne hayalde
Hikaye şimdi, siyah beyaz bir hikaye
o dokunmaya kıyamadığım suret…

umut türküsü oluyor sıcak sözcüklerin, telaşlıyım bu mevsimde yavrucağım, her şey iyiliğin için