The Hours

I shared your hope
along a quarter century is said.
The hours passed out of breath decreased, I felt.
Did you aware of? You didn’t express.
Last evening, you came in through the open door
dreaming a world has a command of peace,
advising styles of new structurings.
An existence you progressed step by step!
And your belief, which everything always goes hummingly,
plus added points to value in life.
What’s a miracle
was lived though each trick,
we learned.
That’s so!
We were candidate to be a piece of the deformed system
from the beginning.
2016-09-19-21-09-16

Saatler

Umudun umudum oldu,
söze değen çeyrek asır boyunca.
Soluk soluğa geçen saatler
seyreliyordu artık hissediyordum.
Sen de farkında mıydın? Belli etmiyordun.
O son akşam idi, süzüldün açık kapıdan içeri
barışın hakim olduğu bir dünyayı düşleyerek,
yeni yapılanmalara dair biçemleri tembihleyerek.
Adım adım ilerlediğin bir ömür idi seninki,
daima her şeyin yolunda gittiğine olan inancın
artı puan katıyordu hayatın değerine.
Ne mucizevi bir hal olmalı ki,
yaşanıyordu her türlü tuzağa karşın
öğreniyorduk…
Öyle ya!
Çarpık düzenin parçası olmaya aday idik ta baştan!
2016-09-16-18-42-33

Anneanne Kurabiyesi

İyi bayramlar!
Anneannemin çocukluğumuzda çok pişirdiği kurabiye: o hazırlar, siniye yerleştirir; biz de kardeşimle karşıdaki galeta fırınına götürürdük. Fırıncı bize numaralı bir fiş verir, bir saat sonra gelip almamızı söylerdi. Fişimizle gider kurabiyeleri alırdık, fırından… Çaya batırarak yerdik, oyunun arasında çok lezzetli gelirdi.
Ben ise, evdeki fırın tepsisine göre oluşturdum malzeme miktarını. Şöyle ki; iki yumurta, yarım su bardağı süt, zeytinyağı, bir su bardağı toz şeker, bir tatlı kaşığı karbonat -üç yemek kaşığı suyun içinde çözündürerek-, bir yemek kaşığı mahlep ve aldığı kadar un karıştırılıp hamurdan mandalina büyüklüğünde parçalar kopartılarak şekil verilir. 180 derecelik önceden ısıtılmış fırında 20 dakika pişirilir.
Soğuduktan sonra herbirini sarıp derin dondurucuya kaldırıyorum. Yemeden önce sıcak fırında 10 dakika kadar ısıtarak servise sunuyorum.
Afiyet olsun.
2016-09-11-13-51-01

Yeni Gün

Hasretinle uyandım yeni güne yine.
O gün,
bir daha gelmeyeceğinin ayırdına vardığım
andan beri üşüyorum.
En kırılgan ellerim
Değdikçe avuçlarımız birbirine
güç bulacaktık biz
Dünyayı kuşatacaktık şenlenen sesimizle
Umut işte
Soluksuz geçen onca yıla bir çığlık katarak
bari gün içinde görsem, diyorum, avunuyorum
Duyuramayınca sesimi sana
dönüyorum çaresiz, sessiz kederime
İçime akıtmayı öğreniyorum artık gözyaşlarımı
Sözlerim hayat buluyor bir yerde
her şeye karşın
sevdamın doruklarında
Anlıyorum o noktada
hiçbir şeyin karşı konulmaz olmadığını
Sen de değilsin
Sürüp giden kader çizgimde deviniyorum
Yine de özleminle doğuyor yeni gün
değişmez şekilde
engel olamıyorum
Sözcükler diziliyor dilimin ucuna
söyleyemiyorum.2016-02-27 14.33.52

İz

Tokalaşıp ayrıldık diyerek
Girdi içeri, gözleri nemli

Unutulur, demiş bir solukta
O denli gamsız biri

Onun için değmez dedimse de!
Yürek çarpıntılarına çare olur mu bu?

Ömrünce saklayacağın
hatıralar biriktirmeye o vakit!

Onu değil artık,
ama doğacak gün ile gelecek
güzellikleri bekleyiş,
Yeniliklere umutla yöneliş,
Aşkın kaçınılmazlığı ile sürükleniş.

Yalnız yalan söylemiş unutulur derken…
Sorgulamaya cesaret etsen bile incelikle
yıprak izleri silemezsin hayatından kaygısızca.
2015-09-30 18.55.48-1

Rahatlatan Cümleler

“Leylâk ağaççığı silme çiçek açmış. Dökülüp gittiğinde, çiçeklendiğini hatırlayacak mı?”
Selim İleri’nin Mel’un adlı eserinden, yukarıdaki cümleler.
Ölü toprağı serpilmiş sıkkın duruşumu silip götürüyor bunlar.
Bir gün, bir yerde rahatlatıcı etkisi olan satırlar kaydetmek, hayatı daha anlamlı kılıyor. Ne umut yüklü! Hem yazan hem de okuyan için bir farkındalık yaratıyor. Çünkü âna odaklanmak ayırt ediliyor böylece. Mutluluğu yakalamak kolay bu noktada!
Sıkıntılı anlarımı okuyarak atlattığımı unuttum kaç gündür…
Bana iyi gelen şeyleri gündeme alamayacak denli hasta idim. Baş ağrısı, düzensiz soluk alışlar! Yaşanması gereken zorlu bir süreç geçti; toparlandım.
Rutin yaşantılarına kavuşunca, kişi, Tanrı’nın öngörüsü ile her şeyin dinginlik içinde akıp gittiğinin farkına varıyor yeniden.
Aklın süsledikleri arda kalanı! Ekonomik bağımsızlık, sorumluluklar, vazifeler… Zaman zaman yok sayılan birtakım işler! Eşref saatine denk getirilip üstesinden gelinen zorunluluklar.
Onlar, yolun sonunda ulaşacağımız değerleri önemseyerek benimsediğimiz düzenli yaşayışlar! Doğamız gereği ve prensiplerimiz doğrultusunda elde ettiğimiz güzellikler olmalı ki, var olduğumuza inanabilelim! Öyle değil mi?
image

umut türküsü oluyor sıcak sözcüklerin, telaşlıyım bu mevsimde yavrucağım, her şey iyiliğin için