Etiket arşivi: dünya

Aşkla Veda

Hâlâ mı aşk
Bu nasıl bir tutku, sevdiceğim
Tutkudan öte sonsuz sevgi, o, sevdiğim

Etkilemez mi sanıyorsun benliğini
Sarsılıyorum, titriyorum,
zorlanıyorum anbean
Yanı sıra boyun eğmekten zevk duyuyorum
kurtulmayı diliyorum zaman zaman
çoğu böyle yaşamak istiyorum
bir esaret belki…
Ve kabul ediyorum
engin bir soluklanış, saklanış olduğunu…

Sonsuzluk, sevgi bulutuna dokunmak demek
Ancak aşkla sarınca, sarılınca
ışıldıyor gözlerimiz, var oluyoruz.

Soruyorum, beni seviyor musun diye
Seviyorum derdin, olsan
Nasıl da uzaksın oysa
o denli yakınsın aslına bakarsan.

Dünyam, seni düşünerek anlam kazanır
Bu noktada kavuşmak istiyorum
Öylece sözcüklerine konmak,
hep adımın geçtiği tümcelerine yerleşmek…
Aşk dokunur demek bu, hem sana hem bana.

Dokunuşuyla büyüdük ikimiz de
çocuklaştık, olgunlaştık
vardık ereklere, aştık kendimizi
Bunca artı değer
emellerimiz, arzularımızın, emeğimizin
hediyesi bize.
Hayat veren sevi,
bir gün yaşantımızı nihayetlendirebilirdi de
Tanrı bilir tabi hikâyelerimizin sonunu
Fakat aşk da Yaradan’dan değil mi, ne dersin…

Sessiz Dost Boncuk

O ne tatlı! Çıkarsız bir dünya vaat ettiği.
Ne cana yakın, hep onunla olasım var.
Fakat şartlar…
Minik yavrularına tanıtırken yaşamı
annemi, babamı, hatta tüm kaybettiklerimi
getiriyor bana geri. (Daima özlediğim)
sevgileri sarıyor benliğimi eskisi gibi.
Ve kıskanasım var,
böylesi sevimli sessiz bir dost ile
hayatını paylaşmayı bilenleri.
Yanlış anlaşılmasın,
kutluyorum onları öncelikle.
Sımsıkı bir dostluk diliyorum kendilerine.
Not- Fotoğrafı ben çekmedim tabii ki!

Sevdanız

Sığmıştınız bir damla gize ikiniz
kararlı balıkların
su yüzeyine çıkışı deviniminde
Seçiliyordunuz
kalabalık idi etraf
Dünya senin için o idi ya…
Hayat akardı,
onun için o sendin.
O susardı uzaklaştıkça, sen susardın
Yollarınız kesiştikçe
konuşurdunuz sevgiyle
Birbirinize yaklaştıkça
sempati çoğalıyordu aranızda
coşuyordunuz sevinçle
Ne mutlandırıcı bir histi, aşk
O koşardı yakınlaştıkça siz
tutku kokardı sevdanız
Ne de olsa,
yıldızların altında
yeşil bir sığınaktı kurduğunuz
Bozulabilirdi
yağarsa ateşten sağanak
Ne ki,
yalınlık yakınlık
sadelik duruluktan yana idi
aşk dediğin…

Yeni Bir Yuva

Özledim seni şimdiden
Halk tabiriyle,
mavi boncuk dağıtıyordun
Öyle tanıdım seni
sevgilisi iken herkesin
Boncuk dedim sana ben de
Hikayeni merak ediyordum
Adın Linda imiş
Çocuklardan öğrendik
Ki onlar ailen imiş
Ne güzel günler geçirdiniz beraber
kim bilir
Zaten çok mesuttun sen her zaman
Hislerini hiç saklamıyorsun
doğan gereği
Ancak daha iyi anlıyorum şu an
O tatlı edaların
vedanın habercisi imiş meğer
Bir girdin hayatımıza pir girdin
Seni unutmayacağız
Biliyorum aramızda hep konuşacağız
Çiçekten tacını
yaşam koşusunda soluklandığın
başka bir dünyada takacaksın artık
Minik bebelerini kucaklarken…

Aktarım

Ne denli derinden geliyor sesin
Unutmuş muyum
Hayır
Varamadığım için yanına hayranlığım duruşuna
Çocukluğumda anlattığın masalların içinden
gülerdin bana
İşte öyle hatırlıyorum seni
Değiştiremediğin ne idi
ya da değiştirmemi önerdiğin
Eninde sonunda bir nüve aktarıma dair
tutunarak köklerine
doludizgin şekillenen dönemeçlerde
Senden bana bir devir
gelecek düşlerimin gerçekleştiği günlerde
Bir göz açıp kapama süreci-sürdürdüğün
bu kısa seyirlikte
Sonra ereklerine ulaşma sevinci-kaplayan dünyanı
Tüm kara bulutlardan arınmış
bir sayfaya yazılmalıydı, ışıklarla
yeni, sıradan bir hayatın güzelliği.

Yeni Gün

Hasretinle uyandım yeni güne yine.
O gün,
bir daha gelmeyeceğinin ayırdına vardığım
andan beri üşüyorum.
En kırılgan ellerim
Değdikçe avuçlarımız birbirine
güç bulacaktık biz
Dünyayı kuşatacaktık şenlenen sesimizle
Umut işte
Soluksuz geçen onca yıla bir çığlık katarak
bari gün içinde görsem, diyorum, avunuyorum
Duyuramayınca sesimi sana
dönüyorum çaresiz, sessiz kederime
İçime akıtmayı öğreniyorum artık gözyaşlarımı
Sözlerim hayat buluyor bir yerde
her şeye karşın
sevdamın doruklarında
Anlıyorum o noktada
hiçbir şeyin karşı konulmaz olmadığını
Sen de değilsin
Sürüp giden kader çizgimde deviniyorum
Yine de özleminle doğuyor yeni gün
değişmez şekilde
engel olamıyorum
Sözcükler diziliyor dilimin ucuna
söyleyemiyorum.2016-02-27 14.33.52

Pus

Buğu ile kaplı tüm yaşantılarım…
Sardı ruhumu
sudan sebepten alevlenen bir korku dalgası
Tuzaklara düşüren girdaplarında kollarım
çırpınıyorum durmadan
Açamıyorum gözlerimi, kapadığım dünyaya
Hayalimi boğan kıpırtıları algılıyorum yalnız
Farkındalığım gelip geçiyor
Tutukluyum ân içinde
Umutlu olmalıyım âti için
Rüyalarımda tutamadığım gözyaşlarım
kuruyor yatağında şimdi
Olağanlaşıyor kelâmlar
ne denli gereksinim duyuyorum hâlbuki
neşelendiren yârenliğine
İçten ne denli haykırsam da
sesimi duyamıyorum
duyuramıyorum yüreğimi
Sevdadan mı? O gün ağlamıştım
konu olmuştu aile içinde
Yalvarışlarım Tanrı’ya…
Acı bir tebessüm dudaklarında
bir bulutun içinden seslenişin
Saklıyım aslında biliyorum
masum bakışlarında
Tutuluyorum konuşamıyorum
Aşkın sıcaklığı donduruyor bittiğinde bu defa
Konup göçtüm selâmladım
Bulamadım süzülüp giden izlerini.
2016-02-03 13.31.10Foto. Bâlâ Çiçek

Okyanus

O günlerdeki kararsızlığım,
güvensizliğim, sıkıcı idi biliyorum;
unuttum bunları. Bağışla sen de.
İkinci buluşmamızdı, hatırlar mısın?
yürümüştük seninle çınar altına doğru…
Soluğundaki acımtırak, kekremsi koku
çarpmıştı beni.
Duysa idim sesini yine
kalbe dolan tınılarıyla yıldızlar arasından…
Sevginin ışıttığı okyanusa hasretim
son bulsa idi o an!
Şansımı yeniden yakalamak için
asumana uzanışım…
Gidişinle dünyamı kaplayan hüzün!
Önemi yok ama bunun
yansıdı ya ışıltın rüyalarıma
hiç beklemediğim şekilde!
Bir olduktan sonra kalır mı mahcubiyet?
Kırgınlığım da geçti.
Hatta yargılamayacağım artık yaşananları.
Mutluluğu kucaklayacağım tereddütsüz.
Bana inan!
Ana Rosa
Foto. Ana Rosa