Etiket arşivi: gün

Umuda Doğru

Rüyaydı…
Yürüyordum maviliğe uzanan
yüksek sarı beyaz duvarın yanı sıra
Ne güzel ıhlamur kokuyordu etraf
bayılmıştım
O şahane günlere döndüm
sarıldım hayaline
İnanması zor ama bizi var eden
sevginin sıcaklığı yayıldı her yanıma
Kavuşmanın türküsü
bütün olma umudumuz dilimde
Doruğa vardığımı sanarak ilerledim
An geldi fark ettim ki,
bir türlü ulaşamamışım
hayalinle biçimlenen
sonsuz mavi buluta
Yalnız adı üstünde umut bu
silinmez havsalamdan
ne gündüz ne gece.
Foto.Bâlâ Çiçek

Hoşgeldin 2

Çıkageldin dünyama
sormadım hiç “niye” diye
aldım içeri
Öncesinde hayallerimde idin çünkü
Nasıl muhtaçtım elini tutmaya
Öylesi bir ışık vardı ki gözünde
Ruhum yıkanıyordu içinde
İşte böyle ne olduğumu anlayamadan
Yağmur olup yağdın hayatıma
Karşı koyamadım
Elele verip bir yuva kurduk
Evet ailemsin
Geleceğe yönelik binbir gaye
yeşertiyor beynimde varlığın
Neşemin sebebisin
üzüntümde yanımdasın
Beşiktaş’ta oturduğumuz
o çay bahçesinde
söz vermiştin o gün bana
“ömrümün sonuna dek varım”
Vazgeçemediğim nefesimsin
Hatırla, “seninle bir sonsuzluk”
demiştim ben de.

Düşlerimde

Ne güzel sevdan, sıcacık içimde
Kollarında dünyaya boş vermişliğim
Avuçlarındayım,
gözlerine uyanıyorum her yeni günle

Soğuk bir iklimdeyim yokluğunda,
buz gibi
üşüyor ellerim

Gel, dolsun hayallerim,
gece gündüz gerçeğim
İçtenlikle bak bana öyle yine
ısıtsana üşüyor ellerim

Güleyim sevinçle
şiir kokulu çocuklar
yuvarlansın etrafımda
mutluluk çığlıkları atarak sevgiyle.

Bakış

Gittin, bir yaz günüydü
Memnundun, gülümsüyordun
Sevindim mutlu oluşuna hatta
Dualarım seninle, unutma.
Olur a bir kez daha karşılaşırız belki
O parlak yıldızın altında
Senin yıldızın…
Sevgiyle bakıyorsun bana
İçim ısınıyor
Endişelisin benim için
Sağlığımı soruyorsun, duyuyorum.
Oysa bendeki merak senden ötürü
Onca can nasıl dayanıyor
Sorular yanıtları ile geliyor
Karşılıyorum gülerek sevinç haberlerini
bazen kederleniyorum, buz kesiliyorum.
Hayatın getirdikleri böyle mi bulmalı bizi
Taraflar arasında bir savaş sürüyor
arzu edilmese de
Yalnız kimin kazanacağı baştan belli
Âdil olmaması cabası.
Dünya üzerinde yaşananların
çoktan her birimizi adım adım
etkilediği gerçeğine bir bakış bu sadece.

Kollarındayım Bugün

Dün ile bugünü birleştiren senin kahkahaların idi.
O neşe sarmasa benliğimi yaşayamazdım ben de.
Saf ve temizsin, melek demeli sana.
Varlığımın özü, can suyum
yeryüzünde bulunduğum sürece
benimlesin artık eminim.
Her edama sinmiş kokun.
Annem ölmedi, dedim
ölmemiş miydi diye sorduğunda.
Hayalimde dedim ya bir de,
yüreğimi kaplayan dokun hayallerimle kaynaşıp
gerçekliğime yansıyor.
Her hecem senin gölgende bir sözcüğe bağlanıyor.
Ne sebeple gelmiştim buraya
kucak açmıştın sevgiyle.
Kocaman yüreğinde idim zaten ne zamandır.
Nereye vardıysam sonradan, izledin beni yılmadın.
Bir melodi idim dilinde daima işittiğim.
Kahve gözlerinde tattığım sevinci geçirdim ben de
karşımdakine.
Sorgulamadan içine katan tınılar yakaladım sesinde.
Bir gün ben de çıkacağım buradan gözleri yaşlı
Sen olacaksın kolumda
Sıkıca kavramıştın ya bir kere
Düşüyordum ben o zaman
Yanındayım, dedin düşünmeden
Saklı cennetler buldum koynunda
Bırakma ne olur tekrarlanırsa yine
alnımda bir yazı gibi “ölüm”.

Unutamadığım

Sevdim seni.
Özlüyorum bir ‘merhaba’ demeyi.
Merak ediyorum nasıl olduğunu…
Hep iyiliğini istiyorum.
Dilinden düşmezdi adım,
Ufak tefek şikâyetlerime çareler bulurdun.
Kalbin bende idi, hissettirirdin
sevimli sözcüklerinden
manalı bakışlarından
özverili hallerinden bilirdim bunu, dedim ya.
Hiç aklımdan çıkmıyor,
anbean sevgi ile tazelenen o canım günler.
Ufkumda hayallerin, seninle hayallerim
bir zaman diliminde gerçekleşir mutlaka.
İnancım var buna.

Hüzün

Yaşamım baştan sona
inkâr ederek kaçtığım, dalgınlıkla karşılaştığım
aslında hiçbir evrede gerekli olmadığı halde
tiryakim olup beni saran bir hüzün bulutu.
Aşkla sarılsam, güvenle yaslansam bir omuza
romantizm sızsa içeri
ayrılık karşılayınca unutmadan
ele geçen hayal ötesi hüzün dalgası.
Doğan güne kucak açıyor, uğurluyor
hep benimle sabahlıyor.
Nafile önüne geçilmiyor.
Çaresiz dağılıyor yüreğim.
Bu bağlamda romantiklikten anladığım
ömürlük hüzün oluyor.

Hayalimde

Oradan, o yıllardan…
Çocukluk, gençlik işte.
Renkli bir kare çıktı gün yüzüne
neşeyle dolduğum.
Sıcacık ısınırdı içim –bulutlarda.
Seninle beraber çizdiğimiz yolda
geziniyoruz
hayalimde canlanan resimlerde
Bir adım ötesinde idik hayatın
Kuruttuğum çiçekler o günlerden kalma
Şimdi ise konamıyorum yüreğine artık
Bulamadığımdan
buğulu gözlerinde harelendiğini bildiğim
aşkın güzelliğini.

Mutluluk

Yeniden yaşamak için birlikte olmayı iple çektiğim, gözlerinde eridiğim, yüreğimdeki sıcaklığın tüm dünyamı sardığı o anlar… İşte böyle seni düşünerek geçirebiliyorum şimdi kalan ömrümü. Samimi duyguların şemsiyesi altında soluklanırken bulmak kendimi, hayata tutunmamı kolaylaştırıyor.
Ne çok acı çektim, çeşitli sebeplerden.
Biliyor muydun sevildiğini? Anlıyordun belki yere göğe sığdıramıyordum ya seni. Gülüyordun giderken. Mutlusun eskisinden daha çok, çünkü yerleştiğin en yüce kat bu! Varabileceğimiz son nokta.
Var oluşunun gerçek taçlandırılışı ölümün kucağında. Gençlik yıllarında ve sonrasında da nereden bakarsanız sevimsiz gibi görünen ölüm, yok oluşa değil, yeni bir başlangıca, dirilişe atılan en önemli adım.
Dünyadan göçüş, Tanrı katında ağırlanma. Yaşamımızda güzel işlere imza attıysak, ödüllendirildiğimiz bir başka dünyaya geçiş.
Sana, tüm sevdiklerime kavuşacağımı düşleyerek geçirdiğim bu günlerde, bir umut saklı olmalı, mutluluğa dair.

Sarıldığım

Buruk kırık adsız günlerdeyim,
sensiz ama seninle.
Seni kalbimde yaşattığım dost günler!
Duyduğumdan içimde sıcak soluğunu
eskisinden de daha sakinim.
Hiç gitmemiş gibisin.
Rüyalarıma girdiğinden beri
benliğimi saran fırtına da dindi.
Gerçekten yanımdasın değil mi?
Yine soluğum kesiliyor zaman zaman
hava değişiminden biraz.
Düzeliyor ama…
Esen rüzgârda dağılıyorsa da dünyam!
Hep yeniden bir çırpıda
kucaklamaktan vazgeçmeyeceğim,
Tanrı’nın sunduğu şu göksel armağanı.